Haberler  >   Başkan´dan  >  Başkanımız Medyanın Sorularını Cevapladı
Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı
Tarih: 04/03/2014 / Saat: 13:47 / sivasspor.org.tr
Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı

Kulüp Başkanımız Mecnun Otyakmaz, Sivas´ta yayın yapan Kanal 58, Srt ve Vizyon 58 kanallarının ortak yayında Sivas medyasının sorularını cevapladı.

-Acı Tatlı Günlerle Bugünlere Geldik-

Osman 2001-2002 sezonunda değerli başkanım Osman Seçilmiş'in davetiyle Sivasspor'da görev almaya başladım. O günden bu yana yol arkadaşlığı yaptığım değerli yönetici arkadaşlarımla birlikte bu güne kadar acı tatlı iyi kötü günlerle, başarılarla başarısızlıklarla bugünü kadar geldik.

-Sivasspor Bütçesinin Dışına Çıkmaz-

Sivasspor bütçesinin dışına çıkmama gibi bir özelliği var. Önümüzde kötü örnek olan takımlardan da bu prensibinin ne kadar önemli olduğunu tekrar belirtmek istiyorum. Bütçesinin dışına çıkan takımların geldiği noktayı hepimiz biliyoruz. Osman Seçilmiş'ten böyle bir gelenekle devraldık bugüne kadar da bunu devam ettirmeye gayret ediyoruz.

-Sivasspor, Zor Şartlarda Kayyuma Gelmiş Çok Kötü Günler Geçiriyordu-

Zor şartlarda kulübümüz vardı. Bir takım birliktelikler oluşturup Sivas'ımızın önde gelen insanlarıyla yapmış olduğumuz görüşmelerde başkan adayı tespit edememiştik. Oda başkanlarının da desteğiyle bir yönetim oluştu. Bu yönetimle ilk yılımda şampiyonluğa ulaştık. O yıllar yeni nesil hatırlamayabilirler. Bugün 18 yaşında olan gençler o zaman çocuk yaştaydı. Bir daha hatırlatmak adına söylemek lazım. Sivasspor bir başkan, bir yönetim oluşturamayacak durumda kayyuma gelmiş çok kötü günler geçiriyordu. İlk yıl oluşan bu yönetimle değerli arkadaşlarımızla birlikte şampiyon yaptık. O dönem 'Sivasspor'u Süper Lig'de bir görelim sonra düşse de olur' diyen arkadaşlar vardı. Böyle bir süreçten geçtik. İlk 2 yıl alışma dönemimizde 8'inci ve 7'nci olduk. O yıllar da çıkan takımların 3'te 2'sinin ilk 2 yılda küme düştükleri söyleniyordu ki hala istatistikler bunu gösteriyor. Biz bu süreci gayet başarılı bir şekilde atlatmakla birlikte ezberleri bozarak ilk yarıyı 2 yıl üst üste lider olarak bitirip birinde 68 diğerinde 73 puanla ligi kapattık. Sonrasında futbolcu maliyetlerinin artası ve kendi hatalarımızı da kabul etmek gerekli transferlerimizin isabetli olmaması veya  gereğince faydalanamamız ve bir takım sakatlıklardan dolayı Avrupa'da adımızdan söz ettiremedik. Ondan sonra da kısır bir döngüye girdik ve 2 yılda  sıkıntılı bir süreç yakaladık. Sonrasında Türk futbolunu derinden sorsan bir olay yaşadık. Bu olayda kulübümüz her şeye rağmen arkadaşlarımızın gayretiyle yine o sene Play-Off'a katılma başarısını gösterdiğini söyleyebilirim. Bu bir anlamda Sivasspor'un kurumsallaştığı ve tecrübeleştiğini gösteren bir süreçti.

- Roberto Carlos'un Başarısız Olacağını Düşününler Mahcup Oldu İlk Yarı İtibarıyla-

Bu sene de hepinizin bildiği gibi dünyaca ünlü bir teknik direktörü takımın başına getirerek hem dünyada ses getirdi Sivas şehri hem de Türkiye'de filmlere konu olacak şekilde bir günden söz konusu oldu.  Roberto Carlos'un başarısız olacağını düşününler mahcup oldu ilk yarı itibarıyla.  İlk yarıda başarılı bir süreç geçirdikten sonra ilk yarı 5 haftada 9 puan aldık. İkinci yarı itibariyle de 7 puandayız şuan için. 2 puan geriden takip ediyoruz ama takımımız tekrar o ivmeyi yakalayıp şehrimizi, kulübümüzü Avrupa'ya götürecek kalitede olduğumuzu söyleyebilirim.

-İlgili Taraftar Sayımız Az-

Her yıl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmelerin ardından havuz kale arkasında büyük bir bölümü her yıl öğrencilerimize bedava veriyoruz. Bilet fiyatlarını özellikle 5 lira 10 lira gibi rakamlarda tutuyoruz ki bir sigara parasından daha ucuza insanlar hafta sonu gelsinler takımlarıyla birlikte olsunlar en azından futbol aşkıyla gelsinler futbol izlesinler düşüncesiyle şehrimizin ekonomik sorunlarını hepimiz biliyoruz bilet fiyatlarını düşük tutarak maçlara gelmesini sağlıyoruz. Bir iki okula forma dağıttık. İnanılmaz bir talep oldu. 16 ilçemiz var her ilçeden talep geldi. Sivas içerisinde bir sürü okulumuz var. 'Oraya geldiniz buraya da gelin' diye bir takım teklifler oldu. Baktık bu işin içinden çıkamıyoruz hem konsantre bozuluyor hem de bir sezon bu tür organizasyonlara yetmiyor. Sivasspor için yıllardır mücadele eden yağmurda, çamurda her türlü şartlarda mücadele eden başımızda bir takım sıkıntılar varken o kadar o kadar cefakar, samimi taraftarlarımız var ki onlara haksızlık yapmak istemiyorum ama maalesef ilgili olan taraftar sayımız az. Yeni nesilleri Sivasspor'a kazandırmak için yapmış olduğumuz çalışmalarda ancak geldiğimiz nokta burası.

- Roberto Carlos, Bizim Yeni, Zeki ve Modern Futbolu Oynatacak Anlayışımızdan Çıktı-

Rıza hocamızla yollarımızı ayırdıktan sonra nasıl bir teknik direktörle çalışalım diye toplantı yaptığımızda öncelikle yerli de olsa yabancı da olsa Türk futbolunu bilen bir kişi olması gerektiğini düşündük. Bu ülkeye ne marka isimler geldi bir çoğu başarısız olup ülkesine geri döndüler. Çok fazla takım değiştirmiş takımlardan ziyade modern futbol anlayışına sahip, geleceği parlak zeki teknik direktörlerle çalışmanın doğru olduğunu düşündük. Bu çalışmalar yaparken bir arkadaş Roberto Carlos ismini önerdi. İlk olarak daha önce teknik direktörlük geçmişi olmadığı için bir sıkıntı olur mu? diye aklımda geçti ama; Sivas adına çok önemli bir hamle olacağına dikkatleri şehrimizin üzerine çekeceğine  ve getireceği şeyin götüreceği şeyden çok daha fazla olacağını düşünerek bu riski alınması gerektiğini düşündük. Kendisi ile bir randevu ayarladık. Görüşmemizde; kulübümüzün prensiplerini anlattık. Ekonomik olarak çok büyük bir kulüp olmadığımızı ama söz verdiği paraları ödeyen bir kulüp olduğumuzu, UEFA'da ve FİFA'da dosyamızın olmadığını, sorunsuz bir kulüp olduğumuzu ve küçük ama samimi insanlardan oluşan bir şehrimizin olduğunu söyledik. Görüşmemizin ardından arkadaşlarımızla hem fikir olduk. Sonrasında muhteşem bir karşılamayla sözleşmeyi imzaladık. Roberto Carlos, bizim yeni, zeki ve modern futbolu oynatacak anlayışımızdan çıktı ve iyi ki de böyle olmuş. Bugün Avrupa'da adından sıkça söz ettiren bir kulüp oldu.

- Djebbour Kendi Ayrılmak İstedi-

İlk yarı itibariyle bulunduğumuz yerden memnun olduğumuz için oradaki ihtiyaçlarımız belliydi. Elimizde Utaka, Djebbour gibi 2 tane yabancı önemli santrafor vardı. Daha önce aldığımız ve verim alamadığımız Renfigo ile yollarımızı ayırdığımız için oraya maliyeti düşük yabancı bir forvetin alınması hem yönetimde hem de teknik heyette bir fikir oluşmuştu. İlk yarının sonunda futbolcular izine giderken Djebbour ile bir görüşme yaptık, 'Ben ikinci yarıya çok iyi hazırlanacağım, iyi oynayacağım Cezayir milli takımıyla milli takıma gitmek istiyorum ilk yarı için özür dilerim elimden geleni yapmaya çalıştık ancak sezon başında kamp dönemi geçirmediğim için böyle oldu' dedi ve ayrıldık. Ancak tam lig başlamak üzereyken İngiltere'den bir teklif aldı ayrılmak istediğini söyledi. Biz ona izin vermeyebilirdik ama gönülsüz işten verim alamayacağımızı düşünerek tabi ilk önce kalması için ikna etmeye çalıştık ama kendisini kararlı görünce biz göndermek zorunda kaldık. Hocamızın isteği ile Pedro'yu aldık. Sakatlıktan yeni çıktı ancak ilerleyen haftalarda daha verimli olacaktır. Ancak şu dönemde verimli olmadığını söyleyebilirim. Orda verimli olamayınca bu tür eleştirilere açık hale geliyorsunuz. Djebbour'un gitmek istemesi Utaka'nın sakatlanması bu bölgede bizi boşluğa düşürmeye fırsat verdi.

-Kulübün Ekonomik Boyutu-

Sezon devam ederken bizim bu yıl bütçemizde 5 milyon lira gibi bir açığımızın olduğunu ve desteğe ihtiyacımız olduğunu bütün Sivas kamuoyuna açıklamıştık. Son 4 yıldır da hiçbir iş adamından veya Sivas’ın ileri gelenlerinden böyle bir talebimizde olmamıştı. Onları 3-4 sene gibi bir süre dinlendirmiştik. Hiç rahatsız etmemiştik ekonomik anlamda. Ama böyle bir şeye ihtiyacımız olduğunu söylemiştik. Sağ olsun Sayın Bakanımızın organizasyonunda küçük çaplı bir yemek düzenlemiştik. Burada da yaklaşık 1.7 milyon lira gibi büyük bir gelir elde etmiştik kağıt üzerinde. Fakat iş uygulamaya gelince bunun 1.3 seviyesinde kaldığını gördük. Bunların bir kısmının da yönetici arkadaşlarımız tarafından verildiğini söylememiz lazım. Çünkü bazı ufak eleştiriler kulağıma geliyor. Dünya da fedakarlık yaptığına yönelik eleştiriler kulağıma geliyor. Bunlar yanlış bilgiler. Mesela yaklaşık 2 bin 500 kombine satışımız var. Bunların 1200-1300 tanesi taraftarlarımızın talebiyle oluşan satışlar. Geri kalanları biz yönetici arkadaşlarımıza dağıtıyoruz. Paralarını onlardan alıyoruz. Onlar eşine, dostuna dağıtıyorlar. Bunların da bilinmesinde fayda var diye düşünüyorum. Bu 1.3’ün bir kısmını yönetici arkadaşlarımız, bir kısmını da İstanbul’daki Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem ve Sivas Belediye Başkanımız Doğan Ürgüp tarafından bir kısmı karşılandı.

-Bütçemizin Dışına Çıkmayız-

Birde bununla birlikte son dönemde yaşanan olaylar neticesiyle gizli bir devalüasyon olduğunu da söyleyebiliriz. 2bin 300 liradan sözleşme imzaladığımız futbolcular Euro bazında 2 bin 300 lira idi, şimdi 3’ün üstünde yaklaşık %35’te bir değer kaybına uğradık. Gelirimiz çünkü TL bazında olduğu için böyle bir kaybımızda lütfen göz önünde bulundurulsun. Biz çok borçlanarak, son çıkan yasalarla birlikte takımlara sportif müeyyidelerin de getirileceğini bildiğimiz için kendi bütçemizin dışına çıkmadan en iyisini yapmaya gayret ediyoruz. Kısmen bunu başarıyoruz, kısmen de başaramadığımız şeyler oluyor. Sivas’ta ney 10 numara gidiyor ki? Yıllardır bakıyorsunuz 30 tane büyük şehir var bu ülkede maalesef 5 milyona yakın nüfusumuz olduğunu söylememize rağmen büyük şehir statüsünü kazanamadık. Yani ilk 30’ün içinde değil bu şehir. 100 milyon dolar sadece ihracatı var. Yani 22 milyon dolar bizim bütçemiz var. Neredeyse Sivas’ın ithalatının 5’te 1’i oranında bizim bütçemiz var. Bu bütçe içinde mücadele ediyoruz. Sivas sadece 100 milyon dolar ihracat yapabiliyor. Buda Türkiye sıralamasında kaçıncı yere geliyor bilmiyorum. Hiç iyi bir istatistik değil.

-Kongre Süreci-

Ekonomik olarak bu takımı borçlandırmam. Arkadaşlarımda benimle öyle düşünüyor. İstanbul’dan gelen arkadaşlarımız var her maça. Fedakarlık yaparak burada işinden gücünden taviz vererek zaman ayırarak ailesinden hizmet eden arkadaşlarımız var. Gerçekten çok yorulmuş durumdayız zihin olarak. Tabii ki bunların üstesinden gelebilecek gücümüz var. Ama gerçekten şehrimizde bu işi kanıksandı yönetim. Sivas’ın yeni bir kana ihtiyacı var. Daha iyi yapacak insanlarımız var deniyorsa böyle bir organizasyon varsa da hemen zaten yazın önümüzde bir kongre süreci var. Lütfen hazırlıklı olsunlar. Gelsinler ve bu bayrağı nasıl ben Osman Seçilmiş’ten şerefle devraldıysam aynı şerefle devretmekten de onur duyarım. Böyle bir organizasyon varsa lütfen ortaya çıksın. Ben bu takımı borçlandırmam. Büyük hayaller kurup ünlü futbolcuları buraya getirip büyük paralar verip o parayı ödemeyip yine önümüzdeki yıla borç bırakmak istemiyorum. Bundan dolayı başarısızlık oluyorsa bu başarısızlık benim başarısızlığım. Ama ben bu takımı bu hale getirmem. Ama denirse ki sen cesaretsizsin, bu hamleleri yapamıyorsun, bu takımımız daha iyi şeylere layık bu istatistikleri de verdim. Yani şehirdeki istatistikleri verdim. Bu şehir bu takımı taşıyamıyor. Taşıyamıyor bu yönetim. Daha iyi yapacaklar vardır artık önünü açın deniyorsa da ben hazırım. Ama biz bunun üstesinden bu prensiplerden taviz vermeden üstesinden gelmeye devam ederiz. Ama böyle bir duygu oluşursa da hay hay. Daha önceden de söylemiştim çocuklarımın büyüdüğüne şahit olamıyorum. Hafta içi okuldalar. Erken yatıyorlar, erken kalkıyorlar. Hafta sonu ben maçlardayım. Onlarla sadece yazın burada ramazanda geçirdiğimiz 1 ayda doğru düzgün vakit geçirebiliyorum. Birde balkıyorum eşim memnun değil bu vermiş olduğum mücadeleden. Çocuklarım memnun değil. Taraftar futbolcumuzu yuhalıyor daha büyük şeyler bekliyor o memnun değil. Futbolcu ben iyi oynuyorum, paramı arttır diyor memnun değil. Bu kadar memnuniyetsizliğinin olduğu bir yerde de bende durmayayım. Daha iyi yapanlar gelsin.

-Kasımpaşa Maçı-

Kasımpaşa maçında muhteşem bir taraftar kitlesi vardı orada. Çoluk, çocuk, balonlar çok güzeldi. Maçtan çıkıyorum tabi moralim bozuk. Ana caddeye çıktığım da ufacık ufacık çocuklar gördüm Sivasspor formalı. Üzgün üzgün gidiyorlar. Benim içim parçalandı. Aldığımız kötü sonuçlar beni bazen bu hale getiriyor. Yoksa çok gergin bir insan değilim.  

-Şike Davası Sürecindeki Son Durum-

Bu olayın nasıl bir olay olduğunu son yaşadığımız 2 aylık süreçte sanıyorum taraftarlarımız çok daha iyi anlamıştır. Bu süreç nasıl bir süreçti? Bugün bu süreçler ile birlikte bir takım süreçlerde tartışılıyor noktasında. Bu operasyonun adaletli bir operasyon olmadığını söyleyebilirim gönül rahatlığıyla. Ölene kadar da söyleyeceğim. Adaletli bir operasyon değildi. Bir hedef konmuştu. O hedefe ulaşmak içinde bir takım organizasyonlar yapılmıştı. Bu organizasyonların içinde de en yakışan kimlik ve takım Sivasspor’du. Hem ligin son maçı, hem geçmişte benim Fenerbahçeli olarak tanınıp, bilinmemden doğan bir ön yargıyla bazıları tarafından hiç yargılanmadan bile suçlu ilan edilmiştik. Ne hukukta nede Kuran-ı Kerim de böyle bir şey var. Kuran-ı Kerim de diyor ki 'Zan Gerçeğin Yanında Hiçbir Şeydir.' Hukukta da iddiayı, iddia edenin iddiasını ispatlamak gibi bir sorumluluğu var. Buyurun dosyayı Türkiye’deki bütün hukukçular okusunlar. Bir tane bizim aleyhimize net bir, somut bir delil zaten olmayan bir şeyin delil olması mümkün değil. Onu zaten ben biliyorum. Bu dosyada da yok. Ama bir takım kararlar alınmış. Bunlarda uygulandı. Bununla birlikte benim sürecimde Yargıtay bu kararı haksız buldu. Bir takım haklarımın bana verilmediği yönünde karar verdi ve bundan sonra tekrar yargılanmam yönünde davayı mahkemesine geri iade etti. Fakat şimdi bu özel yetkili mahkemelerde kaldırıldı. Nasıl bir süreç olacak bilmiyorum. Bu arada yeri gelmişken ben cezaevine girdim. Yönetim kuruluna bir mektup yazdım. Dedim ki; arkadaşlar, bazı arkadaşlarım bütün süreci yönetimdeki 2-3 arkadaş bütün her şeyi kılı kılına biliyor bütün yaşadıklarımızı bazıları da bilmiyor olabilir bazı ayrıntıları. Ama özellikle birkaç tanesi başta Erdal Bey olmak üzere ne yaşadıysam hepsini o süreçte kendisine de zaten aktarıyordum bilgi veriyordum. Buradaki arkadaşları da bilgilendirsin diye. Bir mektup yazdım. Eğer bu yaşadıklarıma, içinize bir kurt düşmüşse neticede devletimiz yani bizim ya devlet başa ya kuzgun neşe felsefesinde olan birisi olarak, yani benim Allah’tan sonraki en kutsal varlığım benim devletim. Benim devletim tarafından bir takım iddialara maruz kaldık. Kimisi ekonomik, kimisi kendi canından çekinebilir ya başımıza iş alıyoruz bizim bu işlerde ne işimiz var diyebilir. Benim bir takım işlerin içinde olduğum yönünde kafanızda en ufak bir şüphe varsa lütfen ben hemen istifamı vereyim. Yeni bir başkan oluşsun hakkınızı helal edin dedim. Hepsinden bana gelen cevap biz sana inanıyoruz, güveniyoruz. Sürecide biliyoruz. Biz senin sonuna kadar yanındayız cevabı verdiler. Başta dönemin valisi Ali Kolat valimiz Allah kendisinden razı olsun. Kendisi polis kökenli olduğu için de bu işleri çok iyi bilen bir valimizdi. Ben başkanımızın masumiyetine inanıyorum. Sizlerde arkadaşlar görevinizde devam edin diyen bir valiydi. Allah kendisinden razı olsun ve Allah selamet versin. Arkadaşlarımızın bana vermiş olduğu cevap buydu. Bu süreçte dimdik ayakta duran arkadaşlarıma, hepsine şükranlarımı sunuyorum. Gerçekten böyle bir yönetim kuruluyla çalışmak bana gerçekten onur veriyor ve çıkışımda büyük bir kalabalıkla beni karşılama, karşılaşamaya gelen yalnız toplama değil yani bindirilmiş kıta değil yüreğinden gelen, destek vermek için.

-Sivasspor’un Performansını Değerlendirmesi-

Sadece 2 maçta 9 gol yemek biraz moralimizi bozdu. İlk yarı itibariyle bu hafta itibariyle ilk yarıda 9 puan aldık. Şimdi 7 puan aldık. 2 puan gerisindeyiz. Bunların içinde 2 deplasman vardı. Eskişehir ve Kasımpaşa’ya gittik 3 tane de içeride oynadık. İçeride oynadığımızın 2’sini kazanmışız. Dışarıda 1 beraberliğimiz var. 7 puan almışız. İlk yarı itibariyle de 9 puan almışız. 2 puan geriden geliyoruz ama yani bu çok önemli bir ayrıntı olmamalı. Biraz takımımızda eksiklikler göze çarptığı için ilerisi için ufak bir tereddüt belki yaşıyor olabiliriz. Ama bunların önlemleri kesinlikle alınır. Hiç kimse merak etmesin herkesin arzu ettiği Sivasspor tekrar sahaya çıkar. Şimdi biz Carlos’un yanına işi bilen teknik direktörle takviye yaptık. Ama başarısız olma ihtimali tabii ki mutlaka olabilir. Kayserispor’un durumunu biliyorsunuz. Başarısızlıklar söz konusu olabilir ama biz hem o yardımcı teknik direktör, hem yönetim kurulumuzun ve hocamızla birlikte harcayacağımız mesai ile kulübümüzü o duruma düşürmeyeceğimizi düşünüyorum. Artık hakikaten tecrübeli bir yönetim var. Ligin de ilk yarısını tamamlamış bir Carlos var. Bundan sonra her şey daha iyi olur diye en azından ümit ediyorum. Bir sıkıntı görmüyorum. Carlos’u da buraya yollamak için değil 2 yıllık sözleşme imzaladık. Kendisine inanarak takımımızı teslim ettik. Bir takım eksikliklerin olabileceğini zaten ön görüyorduk. Bunu kapatmak için de elimizden geleni yaptık ama başarısız bir süreçte olduğumuzu kabul etmiyorum. Sadece 2 maçta 2 kötü yenilgi aldık. Futbolda bunlar hep var. 10 maçtır kazanamayan Kasımpaşa öyle bir bütçeyle biz 40 milyonluk bir takımız onlar 100 milyonluk bir takım ve 10 maç kazanamadılar. Geçen sene 10 maç kazanamayan Orduspor küme düştü. Rize ve Kayseri’nin de öyle bir periyotu söz konusu oldu. Bunlar futbolun içinde olan her takımın karşılaşabileceği bir kısır döngü. Ama bunu aşacak bir takımımız var. Utaka’nın da katılımıyla birlikte Pedro’nun da biraz da form tutmasıyla birlikte bu takımın yine çok can yakacağını söyleyebilirim.

-Ara Transfer Politikası-

Cicinho bir Dünya markası. En basiti aklımızdaki örneklerden bir tanesi. Yıldız futbolcu neyle geliyor. Ara transferde yıldız futbolcu her zaman büyük paraya gelir. Birde neden Sivas’ı tercih etsin. Çok daha fazla para vermek gerek. Devre arası transferleri en zor transferdir. Adam iyi futbolcusunu değerinin üstünde para verirseniz satar. Roberto Carlos teknik direktörlük hayatına atılmak istiyor ve bir takıma ihtiyacı var. Bir takımdan başlayayım diyor. Yola çıkayım diyor. Türkiye ligi iyi bir lig Carlos’un başlaması için. Sivasspor’da iyi bir takım. Ekonomik istikrarı olan, orta büyüklükte, tesisleri olan Carlos’un oynadığı dönemlerde Sivasspor başarılı bir kulüptü. Oradan da kendisinin tanıdığı bir kulüp. Sivas’a da gelmiş daha önce. Kendisi zaten hiçbir zaman fakir bir aileden geldiğini de inkar etmiyor. Kendisi çok daha zor şartlarda çocukluğunu yaşamış bir insan. Bu tip sorunları problem etmeyen yapıda olan birisi. Cicinho da 5 sene Roma, 2 sene Real Madrid macerasından sonra ülkesine geri dönmüş. 33 yaşına gelmiş. Hocasının arkadaşının beraber takım arkadaşlığı yapmışlar Real Madrid’de. Teklifi ile bizim de onu buraya getirecek maddi teklifi yaptıktan sonra Cicinho’da bu şartlarda buraya geldi. Şimdi devre arası yıldız bir futbolcuyu almak için zaten yıldız futbolcuysa kendi takımında iyi oynuyordur. Kendi takımındaki adam silahını dışarıya verir mi? Verirse 1 milyonluk adamı 2 milyona verir. Pedro Oldoni’yi kendisi getirdi. Aykut’u son anda işte bu eksiklikleri gördüğümüz için transfer ettik. O Murat Erdoğan’ın da listesinde bulunan futbolcuydu. Stoper Ahmet Şahbaz’ı kendisi istedi. Silivri kupa maçında görüp beğendi ve kendisi istedi. Gelecek vaat eden bir futbolcu kendisi. Murat Akça’nın da gitmesiyle birlikte o geldi. Fatih Kıran’ı da çok inandığım daha önce Cihan Yılmaz’ın menajeri olan bir arkadaşımız var Almanya’da yaşayan Türk. Onun tavsiyelerine göre ucuz, genç ve gelecek vaat eden bir futbolcu olduğunu düşünerek transfer ettik.

-Transfer Komitesi Nasıl Çalışıyor?-

Transfer komite izleme ekibimiz var. Hem bireysel bizim görevlendirdiğimiz arkadaşlar var İstanbul’da, hem de Murat Erdoğan’ı bu tür organizasyonlar yapsın diye zaten getirdik. Ve ilk yarıda birçok maç izlemek için yurtdışına gitti. Belirli bir rapor verdi bize ama dediğim gibi yani yabancı transferinin önümüzdeki yılda giderek azalacağını da düşündüğümüzden uzun vadeli sözleşme yapamayacağımız ancak futbolcular transfer edebilirdik. Maliyeti bütçemize uygun futbolcular transfer edebilirdik. Yoksa ben o 5 milyon lira açığımız var dediğimiz dönemde 5 milyon lirayı toplamış olsaydık ben o zaman daha cesur adımlar atıp daha iyi transferler yapabilirdim.

-Carlos’un 2 Yıllık Sözleşmesi Var, Çok İyi Bir Teklif Gelirse Sezon Sonunda Tazminatı Var Mı?-

2 yıllık sözleşmesi var. Tabii ki bizden iyi bir teklif kendisini ikna edecek iyi bir teklif olur ve ayrılmak istediğini söylerse bize de aynı futbolcularda olduğu gibi bir bonservis gibi bir ücret yani bir tazminat söz konusu olabilir. Ama ben devam edebileceğimizi düşünüyorum. Kendisinin burada yapması gereken işler var. Sürekli takım değiştiren iyi teklifle, iyi teklifi gördüğü zaman takımını bırakıp gidecek bir teknik direktörlük yapmak onun geleceği açısından da kötü bir başlangıç olur. Hem de yapısı itibariyle böyle bir insan olmadığını söyleyebilirim.

Murat Erdoğan Neden İstifa Etti?

Murat Erdoğan daha katılımcı olmak istiyordu. Carlos’la anlaşamamak gibi bir şey değil. Yani tutmadı diyelim. Israrcı olmak belki anlaşamama noktasına getirebilirdi. Hizmetini yaptı. Yine kendisinden faydalana biliriz. Ama burada olmasının bir anlamı kalmamıştı. İleride anlaşamamazlık noktasına gelip sıkıntılarda çıkabilirdi. Medenice ben burada bundan sonra faydalı olmam diye bir düşüncesi oldu. Ayrılmak istediğini söyledi. Bizde kabul ettik. Görüşmeye ve görüş alış verişine de devam ediyoruz. Aslında şöyle diyeyim maaş ödemekten bizi kurtarmış oldu Murat Erdoğan.

-Manuel Da Costa’ya Bir Ceza Verdiniz Mi?-

TFF Da Costa’ya çok ceza verdi. Federasyon aslında orada Sivasspor kulübü'nü cezalandırmış. Lokomotif Moskova’da oynamış fakat orada çok fazla verim sağlayamamış sürekli sağ sola kiralık olarak gönderilme noktasında çok iyi bir futbolcu olduğunu bildiğimiz ama bu tür problemleri ile yaşayan bir futbolcu olduğunu bilerek ve kendisine şans verilecek kıymette bir futbolcu olunduğunu bilerek transfer teklifimizi götürdük. Lokomotif Moskova ile bundan sonraki satışında kar ortaklığımı var. %50’si bizim. O ölçülerde kendisini transfer ettik. Sezon başı itibariyle ne kadar doğru bir transfer olduğunu gördünüz. Bu 6'ncı golü attıktan sonra biraz artık gençliğin vermiş olduğu hal ve hareketlerde değişim olduğunu gözlemledik. Kendisinin iyi transferler yapabileceğini herhalde anladığım kadarıyla düşündü. Kendisinin daha değerli futbolcu olduğunu düşündü sanıyorum. Biz sözleşmemize sağdığız. Ve herkesten sözleşmemize sağdık olmalarını bekliyoruz. Onun farklı beklentileri oldu. Bizim bu konuda adım atamayacağımızı söyledik. Gitmek istiyorsa da gidebileceğini söyledik. Ama tam hesaplı bir şey değil bu. Anlık gel gitleri var. Çünkü transferin son dönemleriydi. Bir teklif varsa değerlendirelim dedik. Böyle bir teklifte gelmedi. Ama maalesef hal ve hareketlerinde biraz değişiklik oldu. Konsantrasyon eksikliği oldu ve şu maçta yapmış olduğu hata, ben 6 maçlık bir hata olduğunu da düşünmüyorum. Ayrıca bu hafta tahkime başvuracağız. Mutlaka bir indirim yapılacağını da düşünüyorum. Ama bununla birlikte bu yaptığının mutlaka bir cezası olmalı. Şimdi rakam söylemeyeyim ama onu rahatsız edecek bir rakam, ceza kendisine tebliğ edilecek. Yani biz bu kararı geçtiğimiz günlerdeki akşam toplantısında aldık.

-Gereksiz Sarı kart Konusu-

Biz tabii ki de uyarıyoruz. Ama hepsinin kendine göre bir takım sebepleri oluyor. Mağ kul veya anlayışla karşılayabileceğiniz bir takım sebeplerden dolayı takıma zarar vermiş oluyorlar. Ama sanki bunların açığını kovalayıp sürekli ceza vermeyi takip eden bir yönetim hiçbir dönemde olmadı. Ama bunun zararları artmaya başlarsa mesela Burhan’ın eksikliğini biz Kasımpaşa maçında çok hissettik. Ama katlamalı bir şekilde ceza söz konusu olabilir. Buradan da uyarıyorum.

-Golcü Bir Orta Sahamız Var-

Futbolda her zaman 2 kere 2, 4 etmiyor. Çok iyi bir santraforumuz da olsa maç kaybedebilirsiniz. O hayalini gördüğünüz 1 trilyona sahip olamayabilirsiniz. İyi santraforlarımız olduğu dönemde de çok maç kaybettik. Bu dönemde santraforumuz yok gibi gözükmekle birlikte Türkiye liginin en çok gol atan 3. takımı olduğumuz gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Yani santrafor takım her şeyi demek değil. Bizim çok golcü bir orta sahamız var. Ama tabi bu zenginlik olsa daha iyi olacaktı. Alternatifler olacaktı. Hoca kötü giden bir maçta şöyle bir kulübeye baktığında skoru değiştirebilecek, maçı lehimize çevirebilecek bir yede kulübesi olsun ister. Çok zengin bir yedek kulübemiz olduğunu söyleyemem. Çok zengin bir yedek kulübeniz olsa bu sefer takım içinde bir rekabet, gruplaşmalar da söz konusu oluyor. Bu tarafı da unutmamak lazım. Bizim bütün dengemizi bozan Djebbour’un gitmesi ve son günde gitmesi. Zaten Kamil’den faydalanamıyorduk. 6 ayı kalmıştı ve önümüzdeki sezon uzatmayı düşünmüyordum. Tabii Kamil’den para kazandık. 700 bin Euro’ya sattık. Böyle bir teklifle de gelince bunu değerlendirmemek kötü yöneticilik olurdu. Biz bunu değerlendirdik. Yani 500 bin Euro’ya almak istiyorlardı ama uzun pazarlıklar sonucu 700 bin Euro’ya kendisini gönderdik. 6 ay sonra bedelsiz bir şekilde gidecekti. Bu 6 ay süre zarfında da çok artık kanıksamıştı. Çok verimli olacağını da düşünmüyorduk ki ilk yarı oynamış olduğu birkaç karşılaşmada çok verimli olmadığını da söyleyebilirim.

-Deplasman Performansı-

Deplasmanda oynamak kolay değil, seyirci baskısı, rakip takım kendi sahasında performansının biraz daha üstüne çıkabiliyor. Talihsiz maçlarda oynadığımızı söyleyebilirim. İkinci yarı oynadığımız üç deplasman da durum ortada. Bir tanesi kupa trafiği yüzünden, bir tanesi gerçekten maçın erken oynanıp bizimkilerde konsantre olamamasına bağlıyorum bu erken oynanan ilk karşılaşmaydı. İstanbul karşılaşması İstanbul maçı olduğu için İstanbul’da otelimiz çok fazla ziyaretçi akınına uğruyor. Orda da konsantrasyon eksikliği olduğunu düşünüyorum hatalarımızdan bir tanesinin bu olduğunu düşünüyorum ve bazı futbolcularımızın bireysel hatalarının üst üste gelmesine bağlıyorum. İlk yarı tabi içeriyle kıyasladığımızda biraz başarısızmış gibi görünmekle birlikte Elazığ ve Antep galibiyetlerimiz birde Beşiktaş ve Trabzon beraberliğimiz var. Doğaldır bugün Fenerbahçe ve Galatasaray’a baktığımızda onlarda da bir deplasman fobisi olduğunu söyleyebiliriz. Daha iyi takım yapmak lazım diye düşünüyorum. Oralarda oynayabilmek için biraz daha büyük bütçe lazım diye düşünüyorum. İlk yarının öne çıkan takımlarından bir tanesi Sivasspor. Dolayısıyla Sivasspor’u yenmek istemek ona karşı ayrı bir motivasyon ayrı pirimler mesela çok yüksek primlerde veriliyor bizim karşılaşmalarımızda bunların hepsinin parça parça etkisinin olduğunu söyleyebilirim. Herkesin kafasına takılan galibiyetlerde alınan bir trilyon lira. Bu çok büyük bir paraymış gibi geliyor ama mesela dün ki maçı kazanmış olsaydık en az 300 milyar lira  futbolculara bu maçın galibiyet primini verecektik. Oda 930 bin lira galiba tam rakam. Bunun büyük kısmı oraya gidecekti. Maç başları, peşinatları da düşündüğümüzde el elde baş başta kalmak büyük bir başarı.

-Taraftar Hakkındaki Görüşleri-

Atalarımız demiş papaza kızıp oruç bozulmaz demişler. O zaman bizim hepten terk etmemiz lazım. Şimdi bizim taraftarlarımıza da bir şeyler söylemek lazım. İstanbul takımlarının o fanatik gruplarına özenen iki veya iki buçuk taraftar grubumuz var. Bir defa onlara özenmesinler. Onlar doğru yolda değiller. Onlar haksızlık yapıyorlar. Kendi takımlarına yapılan eyvallah, aynı hareket rakip takıma yapıldığı zaman aşırı şiddet gösteren ruh sağlığı bozuk birtakım gençlik grubu, bunları suçlamak adına söylemiyorum. Şu şartlardan dolayı bu şartlardan dolayı böyle bir taraftar kitlesi var İstanbul’da. Onlar güzel bir şeymiş gibi onlara imrenip onları örnek alıp 4 Eylül Stadında küçük bir İstanbul yaratmanın kimseye faydası yok. Çıkıyorlar futbolcuyu protesto ediyorlar performansını düşürüyorlar. Küfür ediyorlar takımın ceza almasına sebebiyet veriyorlar ve husumet sokuyorlar gelen takımlarla aramıza. Bu tip şeyler hiç kimseye bir faydası olmaz. Biri bir tezahürat yapıyor aynı anda diğeri başka bir tezahürat yapıyor. Onlar belki kendi kalabalıklarından farkında değiller ama biz oturduğumuz yerden çok iyi tespit ediyoruz. Bir tane maçta Allah razı olsun protesto edip maça gelmediler Trabzon maçı bizim için çok önemli bir karşılaşma prestij karşılaşması ona gelmediler grup haricindeki taraftarlarımızın etkin tezahüratlarıyla takımımızın oyununa etki etti ve maçı kazandık. Yani attıkları taş kurbağaya değmiyor. Küfür ediyorlar, sahaya yabancı madde atıyorlar, kavga ediyorlar bunlar artık insanların bıktığı şeyler. Eskişehir’in bando grubunu örnek alsınlar. Futbolun güzelliklerini örnek alsınlar kendilerine hedef seçsinler. Dedim ki birleşin size bir tribün ayarlıyım uygun fiyata veriyim, formalarınızı, davullarınızı birtakım atraksiyonlarına yönetimdeki arkadaşlarımızla yardımcı olalım stadımıza bir güzellik gelsin dedim. Kendi aralarındaki iç çekişmeden dolayı bir araya gelmediler. Bende siz bir araya gelmediğiniz sürece bende size destek olmam dedim halada sözümün arkasındayım. Bir araya gelsinler güzel bir tribün oluştursunlar, üniversitelileri aralarına katsınlar yani küçük olsun grup benim olsun ben bunların reisçiliğini yapıyım mantığı benim için geçerli bir mantık değil böyle olmaz.

-Carlos Ne Zaman Maçlardan Sonra Konuşabilecek-

Bu yayıncı kuruluş ve federasyonun birlikte alması gereken bir karar onu alıp bize tebliğ ederlerse tabi ki bundan sonra kendileri konuşabilir çünkü birkaç takımda daha söz konusu bu konuda kendi statüleri var o çerçevede hareket etmek zorundalar bunun cezası var ama kendi aralarında konuşup bunu bir şeye bağlarlarsa kendileri açısından da iyi olur diye düşünüyorum.

-Havuz Konusu-

Biz Anadolu takımları olarak havuzdan çıkmaya karşıyız. Bir konsesyus oluşmuş bu konsesyus içerisinde devam ediliyor. Yalnız kulüplerin bu oranlarla oynama çabası oluyor Kulüpler Birliği'nde. Özellikle İstanbul takımlarının katılmadığı bazı toplantılarda divan başkanımızın öncülüğünde bu havuzdan ne kurtarabiliriz diye bir arayış söz konusu oluyor. Buda tabi rahatsız ediyor ve huzuru bozuyor. Mesela Fenerbahçe’nin bu konudaki iddiası biz başarı puanından şu kadar meblağ almamız gerekiyordu siz bize danışmadan bu oranda oynama yaptınız ama biz SPK’yı ve bütçemizi oluştururken bunu öngörerek raporlar sunuyoruz. Sonra siz değiştiriyorsunuz biz açığa düşüyoruz gibi bir rahatsızlıkları söz konusuydu. Tabi statü gereği Fenerbahçe’nin ayrılabileceğini düşünmüyorum ama burası Türkiye ne olur ne olmaz onu da bilmiyorum ama adaletli bir dağılımla havuz sisteminin doğru bir sistem olduğunu düşünüyorum. Netice itibari ile rakipleri bizleriz bizlerle oynayacaklar. Bir play-off icat edildi orda 3, 4 maç üst üste oynadılar gördük yani hallerini.

-Milli Takım Konusu-

Milli Takımda yeni bir yapılanma var hepinizin bildiği gibi Fatih Hocamız milli takımın başına geldi. Futbolcuları tanımakla birlikte geniş kapsamlı birkaç milli takım oluşturdu ilk defa katılanlar. Bunların bir tanesine Aydın’da katıldı. Ümit zaten A2 milli takımına gitti. Futbolcuları bu kampa alıp Fatih Hocamızdan tanıdıktan sonra ben Ziya’nın ve Ümit’in önümüzdeki dönemlerde milli takıma davet edileceğini düşünüyorum. Tabi orda ki karşılaşmalarda da iyi oynamaları lazım Ziya bir kere ümit milli takıma çağrıldı onda da sakattı kendi kontrolleri altında görmediklerini düşünüyorum. Zaman içinde yeni yapılanmada Sivasspor’dan da mutlaka futbolcu olacağını düşünüyorum. En azından Ziya, Ümit ve Aydın’ı milli takımda görebileceğimizi düşünüyorum.

-Sivasspor’un Düzenli Gelir Kaynakları Var mı?-

Resmi ürünler konusunda bir bölgede bir derneğimiz var bize geldi biz bu bölgede toplantı yapacağız sizde katılırmısınız bütün şehirde İstanbul’dan İzmir’e gittiğim uçakta Sivas’ta ne kadar tanınan bilinen esnaf, işadamı, bürokrat varsa bu davete icabet etti gitti. Bizden geldiler bizi davet etiler ve bize 4 - 5 bin forma gönderin biz bunları satalım gelirimizin olsun. Dedim ki, '4-5 bin gibi bir formayı satmanıza imkan yok. Biz size 500 tane gönderelim siz bunun içinden 100-200 tane ne satarsanız satın.' 'Yo! olur mu? biz binlerce forma satarız hiç merak etmeyin' dediler. Buradan kaç kişi görevlendirdik yükledik gönderdik açılışına katıldık Sivas’tan gidenlerin sayısı belki de daha fazlaydı 2 tane forma satıldı biliyor musunuz? Arkadaşlarımızın emeğini de heba etmek istemiyorum bir sürü emek harcamışlar. Sipariş veriyoruz yapıyoruz kaliteli yapıyoruz pahalı diye alınmıyor biraz fiyatını ayarlamaya çalışıyoruz kalitesiz diye almıyor forma alınmıyor çeşit çok olsun diyorlar daha çok zarara sokmak için diyorlar herhalde. İlgisini görsek bizde burada tabi ki ticaret var prestij var biz zaten bunun kahrını prestij için çekiyoruz ilgili değiliz maalesef resmi ürünlere.

-Borjan Kendi mi Gitmek İstedi Neden Gönderildi?-

Borjan’a 650 bin Euro bonservis verdik. Geldi ilk yarı kötü bir performans gösterdi Romanya’nın bir takımına kiralık verdik. Tekrar geldi geçtiğimiz sene iyi kötü idare ettik. Bu sene bakıyoruz bir Fenerbahçe maçı zaten Fenerbahçe maçı gittik adamlardan 5 tane yedik yine bu art niyetli insanların ağzına malzeme verdik. Ondan sonraki kupa maçı ve sezon sonu sözleşmesi de bitiyordu ayrıca kontenjan durumu var kaleciye harcadığınız zaman oyuncuda sıkıntı yaşıyorsunuz, sezon sonu sözleşmeniz bitiyor, bizde tasarrufumuzu bu yönde kullandık ve bundan sonra alacağı parasının da bir kısmını ödedik gönderdik git kardeşim sen dedik.

-Kaleci Mahmut’un Performansı-

Korcan tekrar dönüş yaptı, Borjan’dan sonra da kaleyi aldı bence vasatın biraz da üstünde bir performans gösterdi ta ki Bursaspor maçında Fernandao ile bir mücadele girdi yırtık oluştu. Borjan gönderilirken bir kaleciye de ihtiyacımız oldu o dönemde de Türkiye liglerinde en tecrübeli, o pozisyonda en müsait olan futbolcu geçtiğimiz yıllarda yıllarca Antep’te kalecilik yapmış performansı orta da ilk yarıyı da Mersin İdmanyurdu’nda geçirmiş Antep’te onu yollamamış, parasını alamadığı için oradan ayrılıp Mersin’e gitmiş bu dönemde alabileceğimiz en iyi transfer ve geldi Nihat var, Korcan var birde Mahmut’la kalemizde sorun olmayacağını düşündük. Korcan’ın sakatlığı ile birlikte hocamız takdir hakkını Mahmut’dan yana kullandı ve 6-2'lik bir skorla karşılaşıldı bire bir o maçta Mahmut’un hatalı yediği gol pek olmamakla birlikte 6 yiyen kaleci belki kesilebilirdi ama hocamız onu kaybetmemek adına ona şans vermeyi düşündü. Bunlar hep niyetli düşünülen şeyler. Neticede Korcan’da 3 haftadır oynamıyor sakatlığı yeni geçmiş onu riske etmemek adına ondan sonraki haftalarda daha sağlıklı olur düşüncesi ile tercih hattını Mahmut’tan yana kullandı ve Mahmut’un iyi kaleci olduğunu biliyor ve inanıyorum.

-Hakemler Hakkındaki Görüşleri-

Türkiye’de hakem hataları var. Şikayetinizi bildirdiğiniz zaman 2 hafta önce size de penaltı verilmiş yok 3 hafta önce sizin golünüz ofsaytmış da verilmiş gibi cevaplarla karşılaşıyoruz. Sanki biz bize ofsayttan gol verin ama rakibimize saymayın diye söylüyormuşuz gibi kardeşim sahada ne gördüysen lütfen onu çal yani ofsaytsa bizim lehimize mi aleyhimize önemli değil gerçek doğru neyse sen onu çal bu sorun ortadan kalkar. Maalesef hakemlerimizin formsuz olduğunu söyleyebilirim. Sürekli tabiri caizse cazgır gibi üstünü başını yırtan sürekli agresif konuşmalar yapan bir başkan değilim öyle bir yapımda yok  gerektiği zaman gerekli konuşmalarımızı yaptığımızdan emin olun ama bunu basın yoluyla değil. Bu son zamanlardaki kırmızı kartlar falan için aramadım Çarşamba günü milli maç var Ankara’ya gideceğim kulüpler birliği sonrasında da milli maça gideceğim ve orda bire bir söyleyeceğim. Özellikle geçen sene de çok canımız yandı bu yılda oluyor. Lehimizde de oluyor aleyhimizde de oluyor. Bunlar böyle devam ederse seçimler var o zaman onun hesabını sorarız çıkarız inanmadığımız insanlara konjonktürel başkan adaylarına oy vermeyiz. Bu işi layıkıyla yapacağına inandığımız insanlar çıkar içlerinden onlara federasyonda görevler veririz. Ama bu hakem hatalarının tahammül edilebilir noktada olması lazım. Sadece kendimiz için değil Türk futbolu için diyorum. Ama bir hafta önce yapılan hataları bir hafta sonra oynanacak maçta telafi edecek olursak böyle bir algı oluşuyor ister istemez. Şimdi geçen hafta Gençlerbirliği, Fenerbahçe’ye 2 penaltı golüyle yenildi şimdi bu hafta biz oynayacağız bu Gençlerbirliği’nin maçının diyetini biz mi ödeyeceğiz. Geçmişte yaşanılan maçlardan dolayı böyle endişeler yaşıyoruz.

-Yöneticilerin Taraftarı Bilinçlendirmesi-

Her hafta çıkıp klasik savunma konuşmaları oluyor, her hafta birbirinin tekrarı gibi oluyor. O yüzden ne kendimizi yıpratmanın anlamı var ne de taraftarımızın gözünde kendimizi küçük düşürmenin anlamı var. Hep aynı laflarla olmuyor. Gerekli zamanlarda gerekli şeyler yapmak lazım. Söyleyecek fazla bir şey yok futbol sahada oynanıyor. Bunun üstüne biz haklarımızı savunmak için gerekli müdahaleleri yaptığımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bunu başkaları gibi tribünlere oynamak adına başka şekillerde yapmıyoruz.

-Soyadının Yazımı-

Bu sorun çözülürse büyü bozulur kim nasıl istiyorsa öyle söylesin (Gülerek) her ikisi de benim soyadım. Nüfus kütüğümüz yazılırken T olarak yazılmış Otyakmaz diye ve resmi ismim Otyakmaz ama benim ailemin orijinal soyadı Odyakmaz ikisi de beni rahatsız etmiyor.

-Sezon Sonu Hedef-

Arzu etiğimiz Avrupa’ya gitmek. Bu gerçekleşir mi gerçekleşmez mi? bunu bilemeyiz. Karıncanın hacca gitmesi gibi bu yolda bir mücadele vereceğiz. İnşallah bunu başarırız. Önümüzde zorlu maçlarımız var ki bir tanesi Trabzonspor karşılaşması. Şimdi taraftarımız Trabzonspor karşılaşmasında bir defa çok hassas olması lazım hem cezai açıdan hem de birtakım yanlış anlaşılmalardan dolayı oluşan gerginliğin ortadan kaldırılması açısından. Ben Trabzon’a gidiyorum birkaç maç aslında herkes her şeyin farkındaydı ama son birkaç maç birileri gaz verdi demek ki bir takım dış müdahaleler oldu ki bazı olumsuz tezahüratlar aldım. Bizden öyle bir şey çıkmaması lazım, küfür asla çıkmaması lazım. Trabzonspor her ne kadar bazı badireler atlatışmışsa da, olaylı bir karşılaşma yaşadık ama o dönemki yönetiminde basiretsizliği olduğunu tekrar söylemem lazım. Trabzonlu dostlar biz Fenerbahçe maçına çıktık elimizden gelen en iyi kadromuzla topumuzu oynadık. Biz kimseye maç vermedik. Sivasspor bizim onurumuzdur, namusumuzdur. Bunu böyle bilmelerini istiyoruz. biz çıktık oynadık lütfen biraz empati yapın sizin iki defa yenilmiş olduğunuz takıma burada son dakikaya kadar maçı kovaladık biz elimizden geleni yaptık. Şimdi her şey daha iyi anlaşılıyor ki nasıl bir oyunun içinde başımıza neler gelmiş şimdi Türk milleti bu olayları daha iyi anlıyor. Bizim kimseyle bir husumetimiz yok. Biz Fenerbahçe maçında elimizden gelen mücadeleyi gösterdik. Ligde 15'inciydik kendileri ligde 2'nci. Kendileri yenseydi şampiyon olsaydı. Biz şike yapmadık biz onursuz insanlar değiliz. Lütfen bunu böyle düşünerek gelsinler misafir edelim dostça kardeşçe buradan ayrılsınlar bu meselelerde kapansın tekrar söylüyorum dinime küfür eden Müslüman olsa biliyoruz yiğitlik yapıp söylemiyoruz bizim yiğitlimizin üstünde saltanat sürüyorsunuz bırakın hepimiz birbirinin aynıyız kimse kimseden çok daha fazla şerefli ya da şerefsiz değiliz. Türkiye’de her yer aynı. Türkiye’de böyle bir olay varsa içinde herkes var sizde varsınız bıraksınlar önümüze bakalım ülkemiz zaten garip bir süreçten geçiyor birlik beraberliğe muhtaç olduğumuz dönemlerde böyle garip kısır kişisel çekişmeler daha iyi hedeflere ulaşmak için ortamı bulandıracak söylemlerden lütfen uzak duralım. Ben elimden geldiği kadar gayret ediyorum.

-Genç Futbolculara Yatırım-

Sadece gençlerle de olmuyor böyle güzel bir harman yapmak gerekiyor. Genç futbolcularla çok önemli yerlerde tecrübesizlikten doğan hatalardan dolayı mağlubiyetlerle sonuçlanacak hatalar yapabiliyorlar. Biraz da insanda kısmette olacak. Beğeniyorsunuz, alıyorsunuz adam geliyor hanımından boşanmış oluyor farklı şeyler oluyor her yıl performanslar birbirini tutmuyor. Bizim o derece de emin olacağımız futbolcuları almak içinde çok büyük bütçelere ihtiyaç var. Bunu da yani kimseye güvenip borçlanamam. Sivas’ın ileri gelen esnafları var iş adamları var bunlar bize destek olur ne var şurada 10 trilyon borcumuz olsa da hallederiz diyebileceğim kimse yok. Eskişehirspor’un 104 milyon borcu var. Antep’in 100 milyon borcu var. Bizim kimseye borcumuz yok. Kasamızda paramız yok. Mesela peşinatlar ve maaşların tamamı ödenmiş durumda maç başlarında ilk yarıyı bitirdik ikinci yarı oynanan maç başları var ödemediğimiz. At başı gidiyoruz.

-Stadyum Konusu ve Tesisleşme-

Hep aklımdan geçen iklimimizden dolayı salon sporlarına ağırlık vermek taraftarlarımızı, bayanlarımızı salonlarımıza çekmek bunun için voleybol, basketbol gibi branşlara özellikle güreş ve boks gibi ferdi branşlara ağırlık vermemiz lazım hep böyle bir hayalim var ama bunu bir türlü ekonomik olarak mesela birisi bir sponsor olsa hemen bu takımı kurar oda devam eder öyle bir çözüm yolu bulabiliriz hep hayalimde var ama bunu gerçekleştiremedim. Önümüzde yaz iki tane inşaat yapacağız alt yapı için tesislerimizin hemen yanına Özel İdare’nin tesis ettiği alana tribünlü A2 takımının da maçlarını oynayabileceği resmi bir saha yapacağız yanına da bir antrenman sahası yapacağız alt yapı için böylece tesislerimiz biraz daha alt yapıya kıymet vermiş olacağız. Statla ilgili demin saydım 30 tane büyükşehir var içinde biz yokuz, eğitimde 73. sıradayız, ekonomide 56. sıradayız, ilk 10’da bir tane markamız da yok. Şuanda bizim bu verilere göre takımımızın Tokatspor’la aynı grupta maç yapıyor olması lazım. Ortada ciddi bir başarı var. Hepimizin sizlerin, fedakar taraftarımızın, yönetim kurulumuzun, futbolcularımızın gayretiyle oluşmuş bir şey. Lütfen bunun kıymetini bilelim. Biraz evet çıtayı yükseltmiş olabiliriz sürekli bir Avrupa isteği var taraftarımızda tabi bunu gerçekleştirmek için elimizden gelen mücadeleyi yapıyoruz kimsenin şüphesi olmasın. 25 bin kişilik bir stadımız var işte buraya milli maç verilmezmiş zaten sen 30 büyük şehirin içinde değilsin ekonomin böyle, bir şehirde yabancı bir takımla veya bir milli maç büyük bir organizasyon olması için en az 4-5 tane 5 yıldızlı otel olması lazım. Birinde bir takım diğerinde bir takım, birinde hakemler, birinde bir taraftar, birinde diğer taraftar kalacak bunların böyle statüleri var yani böyle 33 bin stat diyorsunuz Anderlecht buraya geldi stadın yarısı doluydu. Shakhtar Donetsk maçı şimdi 33 bin kişilik stat olsak maratonla kale arkasını kapalı tutup öyle mi oturup izleyeceğiz ayıp olmaz mı 5 bin kişiye oynarsak. 25 bin kişilik bir stat Sivas ölçeği için gayet iyi bir sayıdır. Biraz da şehir isteyecek stattan taşacak ki size yapılsın. Bu stat 16 bin kişilik sezonda en az 10 maç ful çekiyor dışarıda kalanlar oluyor, şimdi 25 bin kişilik stat yapsak 10 sene sonra yine yetmez bunlara 35bin kişilik yapmamız lazım. Doymamamız lazım. Daha da aç olmamız lazım. Neticede bu devletin imkanları ile yapılan gerçi bizim ki biraz TOKİ’ye kar sağlayacak bir ticaret oldu bence ama Mersin’de Akdeniz Olimpiyatları yapılıyor. Mersin gibi büyük bir şehre 25bin kişilik stat yaptık şimdi oraya 25bin kişilik stat yapıp Sivas’a 30 bin kişilik stat yapamayız bunların 25bin kişilik stat uygundur diye öngörüldü öyle karar alındı bize de saygı duymak lazım. Stadımız yapıldığında inşallah seyirci sayımızda da artış olacaktır.

-Taraftar Grupları Konusu-

Taraftar gruplarından memnun değilim. Fiyatları zaten bütçelerine uygun hale getirerek adımımızı attığımızı düşünüyorum. Sivasspor’u kendisine ait hisseden herkes için fiyatları uygun duruma getirdik. Bunun da takdir edilmesi lazım. Geçen hafta Elazığspor - Fenerbahçe maçının fiyatları 80 lira kale arkası, numaralı 250 ve stat ful. Biz 80 liraya kale arkasını satarsam herhalde kime oynarız herhalde bilmiyorum.

-Sezon Sonu Yapılacak Olan Kongre ve Önümüzdeki Yıl Hedefler-

Sivasspor kayyuma kaldığı zaman da görevden kaçmadık. Şimdi de öyle bir durum olursa tabi ki görevden kaçmayız. Zaten bizim için bırakmakta manevi olarak çok kolay olmayacak üzüntülü bir süreç olacak ben 13 yılımı verdim bazı arkadaşlarımız 15 yıl bu takıma hizmet etmeye gayret ediyor. Acaba bizden sonra bir şeyler olup da Sivas bir şeyler kaybeder mi? endişesi olacak ama öyle ya nereye kadar babamızın malı değil burası herkesin ortak değeri daha iyi yapabilecek arkadaşlar belki kendilerini yetiştirmişlerdir belki daha iyi olur hepinizde evet dersiniz. O oluştuğu zaman biz devretmeye hazırız. Önümüzdeki yıl hedefimiz ligde kalmak inşallah Avrupa’ya gidersek çok güzel olacak.

-Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı-

Öyle bir düşüncem yok. Ben burada hizmetimi tamamladıktan sonra bırakabileceğimiz güzel bir ortamda oluşursa ona bıraktıktan sonra şimdiye kadar ihmal ettiğim bazı eksiklikleri gidermek için yoğunlaşmam lazım. Futbol at gözlüğüyle izlenen  tamamıyla yanlı seviyesi düşük bir ortam. Onlarla artık uğraşmak istemiyorum. Sivas’a elimden gelen hizmetimi yaparsam tamamlamış olurum.

 

HABERİN FOTOĞRAFLARI
  • Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı
  • Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı
  • Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı
  • Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı
  • Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı
  • Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı
  • Başkanımız Otyakmaz Medyanın Sorularını Cevapladı





Başkanımız Mecnun Otyakmaz´dan 4 Eylül Mesajı
Kulüp Başkanımız Mecnun Otyakmaz, Sivas Kongresi’nin 99´uncu yıl dönümü nedeniyle kut...
4/9/2018 - 00:00
İyi Bayramlar
Kulüp Başkanımız Mecnun Otyakmaz, Kurban Bayramı nedeniyle resmi internet sitemiz üze...
21/8/2018 - 07:40
İyi Bayramlar
Başkanımız Mecnun Otyakmaz, Ramazan Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı. O...
14/6/2018 - 07:40
Şehitlerimizi ve Gazilerimizi Anıyoruz
Başkanımız Mecnun Otyakmaz, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi´nin 103´ü...
18/3/2018 - 08:29
Gazeteciler Gününüz Kutlu Olsun
Başkanımız Mecnun Otyakmaz, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün 57. yıl dönümü neden...
9/1/2018 - 21:58
Atamızı Rahmet ve Saygıyla Anıyoruz
Başkanımız Mecnun Otyakmaz, Atatürk´ün 79. ölüm yıl dönümü nedeniyle bir mesaj ...
9/11/2017 - 16:21
Başkanımız Mecnun Otyakmaz´ın Bayram Mesajı
Kulüp Başkanımız Mecnun Otyakmaz, Kurban Bayramı nedeniyle resmi internet sitemiz üze...
31/8/2017 - 21:44
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun
Başkanımız Mecnun Otyakmaz, 30 Ağustos Zafer Bayramı´nın 95´inci yıl dönümü dolayısıy...
30/8/2017 - 00:00
İyi Bayramlar
Başkanımız Mecnun Otyakmaz, Ramazan Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı. O...
25/6/2017 - 00:39
Beyaz Forma Sivasspor Store´da
Copyright © 2017 Sivasspor Resmi İnternet Sitesi - Sivasspor Club Official Website
Dgs Puan Hesaplama YGS Puan Hesaplama